Antalya Psikolog Ofisi – Lara Psikiyatri

Evlilik Sorunları

Evlilik Sorunları

Evlilik sorunları: Romantik ilişkilerde yaşanan sorun ve çıkmazlardan ötürü profesyonel yardıma yönelen çiftlerle sıklıkla karşılaşmaktayız. Yaşadığımız dönemde giderek artan sorumluluklar, üzerimize düşen rollerin çeşitliliği ve karmaşık yapısı, rekabet ve bireyselliğin ön plana çıkması, ekonomik sorunlar, cinsiyet rollerindeki büyük değişimler gibi pek çok faktörün evlilik kurumuna yüklenen anlam ve beklentilerde de bir değişime yol açtığı söylenebilir. ‘Ömür boyu birliktelik’ sözüne rağmen boşanma oranlarındaki yaklaşık %50’leri bulan artışta da sosyokültürel bağlamdaki değişimlerin rol oynadığı söylenebilir. Tüketim ve hız çağı duyguların da hızla tüketilmesine yol açabilmektedir. Kültürümüzde artık geleneksel cinsiyet rolleri büyük bir revizyona uğramış özellikle kentsel kesimde kadın – erkek eşitliği giderek daha da vurgulanan bir hedef haline gelmiştir.

Evlilik sorunları

Başka bir deyişle ev işleri ve çocuk bakımından sorumlu olan kadın figürü ile evi geçindirmekten sorumlu erkek figürü terkedilmeye başlanmıştır. Bu da yeni sorumluluk alanlarının doğmasını sağlamıştır. Nitekim zaman içinde kadınların çalışma hayatına girişi ve ekonomik güce kavuşması ataerkil dengenin değişiminde rol oynayarak kadınları sağlıksız pasif konumdan daha üretken ve aktif konuma getirmiştir. Bunun gibi değişimin gözlemlendiği önemli alanlardan birini de erkeklerin özellikle çocuk yetiştirmede daha bilinçli ve aktif hale gelmesi oluşturmuştur. Bunun da benzer şekilde erkekler için rol tanımlarının ve alanlarının genişlemesi ile sonuçlandığı söylenebilir. Hem yaşanan bu değişimler hem de aile olmanın temelinde yatan bileşenler bireylerde yeni bir uyum süreci ihtiyacını da doğurmaktadır.

Çiftler arası ilişkilerde sıklıkla beklentilerin karşılanmaması, iletişim güçlükleri, ilgisizlik, kıskançlık, sadakatsizlik, duygusal/fiziksel ya da cinsel istismar, cinsel hayatla ilgili sorunlar, anlaşılmama hissi, aile büyüklerinin müdahaleleri, çocuk yetiştirme tutumundaki ayrılıklar gibi bileşenler sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Genellikle birden fazla etmen sorun alanını oluşturmakta ve çiftler çözüm noktasında tıkandıklarını hissettiklerinde profesyonel yardıma yönelmektedir. Ancak bunun dışında eş seçimi ile ilgili kararsızlıklar ve maalesef kronikleşen sorunlar neticesinde ayrılık – boşanma noktasında yapılan başvurular da nadir değildir.

Evlilik sorunlarında, özellikle iletişim sorunları ve birlikte geçirilen zamanın darlığı hem diğer sorunları da beraberinde getirebildiğinden hem de en sık yaşanan güçlükler arasında olduğu için önem arz etmektedir. İletişimdeki bozulmalar bazen tamamen iletişimin kopukluğu olabildiği gibi bazense iletişimin sağlıksızlaşması olarak kendini göstermektedir. Özellikle kazan-kaybet mücadelesine dönüşen tartışmalar, suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil kullanılması ve öfke kontrol güçlükleri iletişimde ciddi bozulmalarla sonuçlanmakta böylece hem sorunlar kronikleşebilmekte hem de eşler giderek birbirinden uzaklaşabilmektedir.

Sağlıklı bir ilişkinin temelinde ise sağlıklı ve güçlü bir iletişim yer alır. Sorun ve beklentilerin somutlaştırılması, duyguların ifadesi, kaliteli zaman geçirmek var olan sorunların çözümünde önemli rol oynamaktadır. İlişkinin hangi aşamasında olunursa olunsun yaşanan kararsızlık ve problemler için uzman yardımına başvurmak hem aile sistemi içindeki her birey için sıkıntıların azaltılması hem de ilişkilerin daha sağlıklı ve güçlü olması adına koruyucu bir rol oynamakta ve oldukça etkili sonuçlar verebilmektedir.

Evlilik İlişkisinde Krizler

Evlilik tıpkı bir canlı gibi doğar, bebeklik ve çocukluk dönemi geçirir, olgunluk ve erişkinlik döneminden sonra boşanma ya da çiftlerden birinin vefatı ile son bulur. Evliliğin farklı dönemlerinde farklı nedenlerden dolayı krizler yaşanır.

Evliliğin ilk 3 yıllık döneminde kişilerin kendilerinin ya da yakın çevre bireylerinin bu durumu kabullenmeleri ve gereken sorumlulukları yerine getirmeleri, yaşamlarını bu yeni duruma göre düzenlemeleri ile ilgili zorluklar, bu zorluklara bağlı problemler ve krizler görülebilmektedir. Yeni evli bireyler kimi zaman bu kurumun getirdiği sorumlulukları ve paylaşımları üzerlerine almakta zorlanabilir ya da bu konuda isteksiz davranabilirler. Böyle durumlarda genellikle evlilikteki diğer birey yapılmayan bu yükümlülükleri üstlenmekte ve bir süre bunu taşıyarak evlilik kurumunu devam etmesini sağlamaktadır. Ancak birkaç yıldan sonra aşırı sorumluluk yüklenen bireyde ortaya çıkan yorgunluk ve tükenmişlik hali evlilik krizi olarak kendini gösterir. Bu vakte kadar sorumluluktan kaçan birey genellikle olup biten karşısında şaşkın ve gereklerini yerine getirmek noktasında isteksizdir.

Evlilik sorunlarında doğru çözüm, tükenmişlik hali yaşayan bireyin, psikolojik ve psikiyatrik yönden desteklenmesi ve çiftin kriz büyümeden evlilik yardımı almasına yönlendirmesiyle çözümlenebilir.

4 ila 14 yıl arasında ortaya çıkan evlilik krizlerinin en sık karşılaşılan nedeni ise bireylerin flört ve yeni evlilik döneminde birbirlerine karşı yaptıkları duygusal yatırımın zaman, yaşam koşulları, alışkanlıklar gibi nedenlerle yavaş yavaş kaybolması ya da çocuk doğumundan sonra çiftlerin duygusal yatırımlarının eşten tamamen alınıp çocuğa aktarılması gibi nedenlerle ortaya çıkar. Bir süre sonra aynı evde yaşayan ve yaşamları birbirine teğet geçen iki yabancı haline gelmiş olan çiftler artık yaşamdan farklı beklentilere, farklı değer yargılarına ve gelecekle ilgili farklı kaygılara sahiptirler.

Evliliğin devamına neden olan alışmışlık duygusu bireyleri birbirine bağlayan tek neden olarak evliliğin sürmesine neden olur. Ancak çiftlerden herhangi birinin kendi yaşamındaki duygusal boşluğu fark etmesi sonucunda evlilik krizi baş gösterir. Diğer eş genellikle şaşkındır ve olayı anlamakta zorluk çeker. Çünkü görünürde her şey yolundadır. Bu tarz krizlerde sadakatsizlik gibi davranış problemleri de sık olarak karşımıza çıkar. Krizin erken evrelerinde evlilik yardımına ulaşılması ve bireylerin önce kendileri sonra da evlilikleri için değişim çabası içine girmeleri evliliği söz konusu dar boğazdan kurtarabilecek tek yoldur.

15 yıl ve daha uzun süredir devam eden evliliklerde ise karşılaşılan en sık kriz bireylerden birinin geçmiş yaşam süreci ile ilgili olarak evli olduğu kişiden yaşanmamışlıklar ya da geçmişte yapılan haksızlıklarla ilgili hesap sorma, hesaplaşma ve bedel ödetme çabaları olarak ortaya çıkar. Evlilik Sorunlarının çözümü için bireylerin yaşamları içinde kendilerine ait farklı uğraş alanlarının yanı sıra eş ile birlikte devam ettirilen ya da ettirilmesi gereken ortak etkinliklerin çözümde rolü büyüktür.

Evlilik sorunlarının çözümünde bakılması gereken doğru açı bireyi ve evliliği tek bir olay üzerinden değerlendirmemek daha bütüncül bir bakış açısı ile görmeye çalışmak olmalıdır. Evliliğin hangi aşamasında olursa olsun problem ve krizlerin erken evrelerde yardıma götürülmesi sonucu olumlu yönde etkilediği unutulmamalıdır.

Sizde evlilik sorunlarının çözümünde veya evliliğiniz ile ilgili konularda yaşadığınız başka türlü sıkıntılar var ise mutlaka profesyonel bir destek alınız.

Exit mobile version